Londra'nın hareketli finans dünyasında çalışan Max Skinner, amcasının ölümünün ardından Provence'taki üzüm bağını miras alır. Mülkü satmak için Fransa'ya giden Max, burada işlerin hiç de beklediği kadar kolay olmadığını görür. Üzüm bağı üzerinde hak sahibi olduğunu söyleyen Amerikalı bir kadının ortaya çıkması, satış sürecini çıkmaza sokar. Fakat Max'in asıl sürprizi, bu beklenmedik engelin onu bambaşka bir hayatın içine sürüklemesidir. Provence'ın sakinliği, bağın sıcak atmosferi ve burada karşılaştığı insanlar, Max'in kariyer odaklı yaşamını sorgulamasına neden olur. Satış için geldiği bu topraklarda, hayatın gerçek değerini yeniden keşfetmeye başlar.