III. Dünya Savaşı’nın ardından kurulan yeni dünya düzeninde, insanların huzur içinde yaşayabilmesi için duygularından vazgeçmesi gerektiğine inanılmaktadır. Yönetim, geçmişteki savaşların yeniden yaşanmasını engellemek amacıyla sevgiyi, sanatı ve güçlü hisler uyandıran her türlü unsuru yasaklamıştır. Bu katı düzeni korumakla görevli John Preston, kurallara uymayanları yakalayan ve yasaklı eşyaları ortadan kaldıran üst düzey bir ajandır. Hayatını sistemin emirlerine göre sürdüren Preston’ın dünyası, beklenmedik gelişmelerle sarsılır. Kendi duygularını ve inançlarını yeniden keşfetmeye başladığında, itaat ile özgürlük arasında zorlu bir seçim yapmak zorunda kalır.