Genovia’nın gelecekteki kraliçesi olmaya hazırlanan Prenses Mia için her şey yolunda görünürken, taç giyme töreni yaklaşınca siyasi bir kriz patlak verir. Vikont Mabrey, eski bir yasayı gerekçe göstererek bekâr bir kadının tahta çıkamayacağını savunur ve parlamentoyu da yanına alarak Mia’nın önünü kesmeye çalışır. Torununun kraliçe olmasını isteyen Kraliçe Clarice, Mia’nın evlenmesi için yalnızca 30 günü olduğunu açıklar. Bu süre içinde uygun bir eş bulması gereken genç prenses, beklenmedik bir şekilde Nicholas ile tanışır ve ona karşı duygular beslemeye başlar. Ancak Nicholas’ın Mabrey ailesiyle olan bağlantısını öğrenmesi, aralarındaki ilişkiyi karmaşık bir hâle getirir. Clarice, gerçekleri anlamak ve genç adamı yakından tanımak amacıyla onu saraya davet eder. Aşkın, saray entrikalarının ve kraliyet sorumluluklarının iç içe geçtiği bu süreçte Mia, hem kendi mutluluğu hem de ülkesinin geleceği için mücadele eder.