Douglas Quaid’in hayatı dışarıdan bakıldığında kusursuz görünmektedir. Sevdiği bir eşi ve düzenli bir işi vardır, ancak monoton yaşamı onu giderek daha fazla bunaltmaktadır. Gerçek hayatta yaşayamadığı heyecanı zihninde deneyimlemek isteyen Douglas, Rekall’a giderek kendisine bir süper ajanın anılarının yüklenmesini ister. Fakat yapılan işlem beklenmedik bir şekilde ters gider. Douglas, bir anda geçmişiyle ilgili bilmediği anılarla uyanır ve kendisini tehlikeli bir komplonun ortasında bulur. Cohaagen’ın yönettiği polis güçleri peşine düşerken Douglas, bir direnişçiyle birlikte yeraltındaki karşı hareketin liderini bulmaya çalışır. Ancak her adımda gerçek ile hayal arasındaki sınır biraz daha belirsizleşir ve Douglas’ın kim olduğunu keşfetmesi, yalnızca kendi geleceğini değil, dünyanın kaderini de etkileyebilecek hale gelir.